
Tapu, iptal ve tescil davaları, taşınmaz malların mülkiyeti ile ilgili hukuki uyuşmazlıkların çözümlendiği davalardır. Bu davalarda genellikle mülkiyet haklarının tesis edilmesi, mevcut kayıtların iptali veya düzeltilmesi gibi konular ele alınır. Bu yazıda, söz konusu dava türlerinin temel özelliklerini, uygulama alanlarını ve yargılama süreçlerini açıklayacağım.
Tapu Tescil Davası
Tapu tescil davası, taşınmazın mülkiyet hakkının resmi kayıtlara geçirilmesi için açılan davadır. Bu tür dava, genellikle tapu kaydının olmadığı veya tapu kaydının eksik ya da hatalı olduğu durumlarda gündeme gelir. Tapu tescil davası ile mülkiyet hakkının resmi olarak tescil edilmesi ve tapu kayıtlarına işlenmesi amaçlanır. Tapu tescil davaları, miras yoluyla intikal eden taşınmazlar, imar planı değişiklikleri sonucu oluşan yeni taşınmazlar veya mahkeme kararı ile mülkiyeti değişen taşınmazlar gibi çeşitli durumlar için gerekli olabilir.
Tapu İptal Davası
Tapu iptal davası, mevcut bir tapu kaydının hukuka aykırı olduğunun tespiti ve bu kaydın iptali için açılan davadır. Bu tür dava genellikle, tapu kaydında usulsüzlük, sahtecilik veya hatalı işlemler gibi nedenlerle açılır. Tapu iptal davası ile amaç, hukuka aykırı şekilde tesis edilmiş mülkiyet haklarının ortadan kaldırılması ve gerçek hak sahibinin haklarının iadesidir. Bu dava türü, özellikle tapu kayıtlarında ciddi hataların bulunduğu veya mülkiyetin haksız yere el değiştirdiği durumlar için önem taşır.
Tapu İptal ve Tescil Davası Çeşitleri
- Mirastan mal kaçırma(muris muvazaası) nedeniyle tapu iptal ve tescil davası,
- Vekalet yetkisinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası,
- Taşınmaz mülkiyetinin zamanaşımı ile kazanılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası,
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil davası,
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedeniyle tapu iptal ve tescil davası
- İmar uygulamalarından kaynaklı tapu iptal ve tescil davası,
- İnançlı işlem nedeniyle tapu iptali ve tescil davası,
- Hukuki ehliyetsiz tarafından gerçekleştirilen tescil işlemi nedeniyle tapu iptal ve tescil davası,
- Kadastrodan önceki hak durumuna dayalı tapu iptal ve tescil davası,
- Aile konutu üzerinde usule ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilen tescil işlemi nedeniyle tapu iptal ve tescil davası,
- Tapu sicilindeki yazım hatası ve benzeri basit yanlışlıklar nedeniyle tapu sicilinin düzeltilmesi davası,
Yukarıda açıkladığımız şekilde sıralanabilir.
Yargılama Süreci ve Görevli Mahkeme
Her iki dava türü de genellikle asliye hukuk mahkemelerinde görülür. Davanın açılabilmesi için dava dilekçesi ve gerekli belgelerin mahkemeye sunulması gerekmektedir. Davalarda, tarafların delilleri sunmaları, tanıkların dinlenmesi ve gerektiğinde bilirkişi incelemelerinin yapılması gibi süreçler işler. Mahkeme, sunulan deliller ve yasal düzenlemeler ışığında bir karar verir.
Yetkili Mahkeme
Tapu iptal ve tescil davalarında yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca bu yetki kesin yetkidir; dava başka bir yerde açılamaz ve taraflar aksini kararlaştıramaz. Görevli mahkeme ise asliye hukuk mahkemesidir.
Zamanaşımı
Tapu iptal ve tescil davalarında, yolsuz tescile dayanan tapu iptal ve tescil davaları nitelikleri gereği herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Ancak bu kuralın çeşitli istisnaları mevcuttur.
- kadastro öncesi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davalarında 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
- İyiniyetli 3. Şahsın tescil işleminden sonraki 10 sene boyunca, taşınmazı herhangi bir özel veya tüzel kişiye devretmeden kesintisiz bir şekilde elinde bulunduran kimseye karşı tapu iptal ve tescil davası açılamayacaktır.
- Kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik nedeniyle 20 yıl kanuni süre bulunmaktadır.
Sonuç
Tapu, iptal ve tescil davaları, taşınmaz mülkiyeti ile ilgili önemli hukuki süreçlerdir. Bu davalarda doğru ve etkili bir şekilde hareket etmek için, konuyla ilgili detaylı hukuki bilgiye ve tecrübeye sahip bir avukata danışmak önemlidir. Mahkeme süreçleri, kanıtların toplanması ve hukuki argümanların etkili bir şekilde sunulması gerektiğinden, bu tür davalarda profesyonel hukuki destek almak genellikle zorunluluktur.



