İçeriğe geç
ACY HUKUKHukuk ve Danışmanlık

Aile Hukuku

Kâğıttan aile figürleri ve hakim tokmağı

Aile Hukuku toplumu oluşturan bireylerin kurdukları aile birliğinin sağlıklı ve mutlu bir şekilde devamı için kurulmuştur. Kimse, kurduğu yuvanın bir gün dağıldığını görmek istemez. Aile bireyleri arasında yaşanan sürtüşmeler ve davranış bozuklukları ailenin devamını güçleştirebilir. Arzu edilmese de boşanma gündeme gelebilir. Psikolojik ve hukuki bir süreci olan boşanmanın en doğru şekilde yönetilmesi ve tarafların haklarının korunarak sağlıklı şekilde sonlandırılması tüm aile bireyleri için büyük öneme sahiptir.

Boşanma davasının sonuçlanma süresi boşanma davasının türüne ve adliyedeki iş yoğunluğuna bağlı değişir. Anlaşmalı boşanma davası en kısa süren boşanma davası türüdür. Genellikle, birkaç duruşma sonunda mahkemece karar verilmektedir. Anlaşmalı boşanma olmayan boşanma davalarına çekişmeli boşanma davaları denir. Davacılar ve davalılar (taraflar), anlaşmalı boşanmadan farklı olarak; boşanma, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hususlarında bir uzlaşmaya varamamış olduklarından bu davalarda hâkim daha fazla araştırma yapar ve birçok tanık dinler. Bu durum da yargılamanın uzamasına sebep olur.

Türk Medeni Kanununda düzenlenen aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıkları çözmek Aile Mahkemelerinin görev alanına girer. Bu sebeple, boşanma nedeni ne olursa olsun bütün boşanma davaları Aile Mahkemelerinde açılmak zorundadır. Aile Mahkemelerinin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk mahkemeleri de boşanma ve ayrılık davalarına bakmaya görevlidir. Boşanma, geçerli olarak kurulmuş olan bir evlenmenin, eşlerden birinin talebi üzerine, kanunda öngörülen sebep ve koşullara dayanılarak mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir.

ACY Hukuk ve Danışmanlık olarak, müvekkillerimize bu kapsamda verdiğimiz başlıca hizmetlerimiz;

  • Boşanma davalarının yürütülmesi,
  • Mal varlığı tasfiyesinin yürütülmesi,
  • Malvarlığı sözleşmeleri hakkında hukuki destek ve danışmanlık verilmesi,
  • Taraflar arası protokol düzenlenmesi ve bunun yürütülmesi,
  • Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin sunulması,
  • Aile içi şiddet durumunda tedbir kararının istenmesi,
  • Çocukların velayeti ve nafakası taleplerinin sunulması,
  • Evlat edinmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözülmesi,
  • Nişanlanmadan kaynaklanan ihtilafların çözülmesi

Aile Hukuku Neleri Kapsar?

Aile Hukuku, aile ilişkilerini düzenleyen Medeni Hukuk’un bir alt dalıdır.  Aile Hukuku, Türk Medeni Kanunu’nda evlilik hukuku, hısımlık ve vesayet olmak üzere 3 ana başlık altında düzenlenmiştir. Bu kapsamda Aile Hukukunun ilgilendiği konu başlıklarını, Nişanlanma, Evlenmenin Koşulları ve Hükümleri, Boşanmanın Koşulları ve Sonuçları, Mal Rejimleri ve Mal Paylaşımı, Aile Konutu, Soybağı, Evlat Edinme, Velayet, Çocuğun Nafaka Hakkı, Kadın hakları, Çocuk Hakları, Vesayet, Kayyımlık, Yasal danışmanlık ve Yardım Nafakası şeklinde sıralayabiliriz.

Aile Hukuku Davaları Nerede Görülür?

Aile hukukundan doğan dava ve işler kural olarak Aile Mahkemesinde görülmektedir. Fakat bazı davalar kanunda özel olarak başkaca mahkemelerde görüleceği ayrıca düzenlenmiştir.

Toplumun temel taşı olan ailelerin düzeni için yasa koyucular aileyi ilgilendiren tüm bu konularda düzenlemeler yapmış ve uluslararası sözleşmelerle de koruma altına alınmıştır.

Aile Hukuku Davalarına Hangi Avukat Bakar?

Toplum yapısı bakımından Türkiye’de haklar doğrudan sağlanmamakta ve aile bireyleri girmiş olduğu arayışı Aile Mahkemelerinde avukatlar aracılığı ile neticelendirmektedir. Aile bireyi, aile mahkemesinde hukuki uyuşmazlığı avukatsız olarak da çözümleyebileceği gibi uzmanlaşmamış avukat ile de davasını takip etmesinin önünde yasal bir engel bulunmamaktadır. Bununla birlikte aile hukukuna ilişkin dava ve işlerde bir avukattan hukuki destek almak, sürecin doğru yönetilmesi bakımından yararlı olacaktır. Avukat, uygun durumlarda dava yoluna gitmeden tarafların anlaşmasına yardımcı olabilir; anlaşma sağlanamazsa dava sürecini yürütür.

Türkiye’de, insanlar aile hukukunun ilgilendiği boşanma, mal paylaşımı, velayet, tazminat ve nafaka gibi birçok konuda hoş olmayan deneyimler kazanmıştır. Büromuz, aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır. Aile avukatları ailelerin uyuşmazlıklarını onurunu koruyarak tüm yasal yönleri ile değerlendirmek suretiyle çözüme kavuşturmakta, Aile bireylerince evlilik kurumunun içinde bulunamayan mutluluğu yasal şartları oluştuğu takdirde boşanma ile sağlamaktadır. Unutulmaması gerekir ki; kutsal bir kavram olan aile birliği, artık eşler ve çocuklar için çekilmez hale geldiyse boşanma tünelin sonun ışık olmaktadır.

Anlaşmalı Boşanma

Boşandığınız eşinizle yeniden evlenip, tekrar boşanmak isterseniz anlaşmalı boşanmada bir yıllık süre, son yaptığınız evliliğin süresi dikkate alınarak belirlenecektir. Bir yıllık süre dolmadıysa, anlaşmalı boşanma yoluna gidilemez ancak dava reddedilmez. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, diğer boşanma sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının araştırması yapılır ve sonuca göre karar verilir. Bir yıllık süreyi birlikte geçirip geçirmemenin anlaşmalı boşanmaya etkisi yoktur. Bir araya hiç gelmemiş de olsanız bir yıllık süre sonunda anlaşmalı boşanma davası açabilirsiniz. Evlilikte bir yılın dolup dolmadığını hâkim kendiliğinden araştıracak ve gözetecektir. Evlilik tarihinden davanın açıldığı tarih arasında bir yıl geçmelidir. Davanın açıldığı tarih ise boşanma davası dilekçesinin harcı ödenerek mahkemeye verildiği tarihtir. Dava açıldıktan sonra anlaşmalı boşanmanın gerçekleşmesi sadece ıslah yoluyla mümkündür. Hâkim anlaşmalı boşanmaya ilişkin şartların gerçekleştiğine kanaat getirirse boşanmaya karar verir. Boşanmanın ne kadar süreceği aranızdaki anlaşmanın içeriğine ve mahkemenin iş yüküne bağlıdır. Genellikle birkaç duruşma sonunda karar verilmektedir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Eğer bu şartlar tamam olursa hakim boşanmaya karar verecektir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Eşiniz bir başkasıyla karı koca gibi uzun zamandır yaşıyorsa, bu durumda eşiniz ağır kusurludur. Eğer sizin de az da olsa kusurunuz varsa, söz konusu evliliğin devamının korunmaya değer bir yönü olmadığı ve bu nedenle itirazınızın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu kabul edilir. Bu durumda boşanmaya karar verilir. Kusurlu olan Davalının boşanmaya karşı çıkması evliliğin kurtarılmasına yönelikse, bu durum hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmez. Bu durumda, dava reddedilir yani boşanma kararı verilmez. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan boşanma davalarında, davanın kabulü için davalının az da olsa bir kusurunun olması gerekir. Boşanma sebeplerinden herhangi birine dayanarak açtığınız boşanma davasının reddedilmesi durumunda kararın kesinleştiği tarihten ibaren üç yıl geçmiş ve bu üç yıl içerisinde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliğinin temelinden sarsılması söz konusudur. Eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilecektir. Her kadın doğum yapma hakkına haizdir. Eşinizin tıbbi zorunluluk olmadığı halde gebeliğinizi sonlandırmanız için size baskı yapması, duygusal şiddet içerdiği için, evlilik birliğinin sarsılmış olduğu gerekçesiyle boşanma davası açabilirsiniz. Aynı şekilde çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların da evlilik birliğini sarsmaları nedeniyle dava açılabilir ve boşanma talep edilebilir. Hâkim tarafından boşanma kararı verilebilmesi için birliğin temelinden sarsılmış olması gerekir. Ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmemelidir artık. Evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korumaya değer bir yarar kalmamış olmalıdır. Yaş farkı tek başına boşanma sebebi değildir. Yaş farkının boşanma sebebi olabilmesi için evlilik birliğini sarsıyor olması gerekmektedir. Kusurlu taraf da dava açma hakkına sahip olsa da tam kusurlu eş Yargıtay uyarınca davacı olmamalıdır. Davalıya atfı mümkün hiçbir kusur söz konusu değilse tam kusurlu eşin açtığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası reddedilmelidir. Davalının az da olsa kusuru olmalıdır. Az kusurlu davalının açılan davaya itiraz hakkı bulunmamaktadır. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise reddedilir. Hakkın kötüye kullanılması sayılan itirazlar, birlikte yaşamaktan kaçınanın itirazı, hakaret edenin itiraz, yabancı mahkemede boşanma kararı almış olanın itirazı vb., Evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korumaya değer bir yarar kalmamalıdır.

Bu alandaki makalelerimiz


  • Aile Hukuku

    Aile Konutu Şerhi

    Aile konutu şerhi, Türk hukukunda aile konutunun korunması amacıyla tapu siciline konulan bir şerhtir. Bu şerh, aile konutunun eşlerden birinin rızası olmadan satılmasını, devredilmesini veya ipotek gibi işlemlere konu edilmesini engeller.

  • Aile Hukuku

    Boşanma Davası Nasıl Açılır?

    Boşanma davası; tarafların evlilik birliğini sonlandıran durumlardan biridir. Taraflar evlilik birliğini sonlandırmaya karar verdiklerinde Türk Medeni Kanunu’nda yer alan özel veya genel nedenli boşanma sebeplerinden biri veya birkaçına dayanmak zorundadırlar.

Tüm Aile Hukuku makaleleri

İletişim

ACY Hukuk ve Danışmanlık · 0 507 516 52 58